İşlem Yapılıyor
Forbes Temmuz 2016
Örnek:

Forbes Temmuz 2016

Yazar Forbes
Seslendiren Burak Pulat
Yayınevi Turkuvaz Medya Grup

Seslenen Kitap'a üye olun ve Forbes Temmuz sesli dergisini uygulamanin içinde göreceksiniz. Tek yapmanız gereken sesli dergiyi cihazınıza indirmek ve dinlemeye başlamak.

Forbes Temmuz sesli dergisinde sizler için seçilen 9 makale bulunuyor. Keyifli dinlemeler!

Duymadıklarınız

EDİTÖRDEN

Türkiye İlaç Sektörünün Yeni Büyük Balığı Biyoteknoloji Olabilir mi?

Artık dünyada en çok satan ilk 100 ilacın 48’ini biyolojik ilaçlar oluşturuyor. Bunlar, kanser, diyabet, romatizma, gibi önemli bazı hastalıkların tedavisinde yenilikçi çözümler getiriyor ve yeni ilaç araştırmalarının önemli bir bölümü de artık biyoteknoloji alanında yapılıyor. Bildiğimiz ilaçlardan farkı, kimyasal yöntemler yerine canlı organizmalardan üretilmeleri. Biyoteknolojik ilaç pazarının global büyüklüğünün önümüzdeki bir yıl içinde 220 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Şu an toplam pazarın yüzde 20’sini oluşturuyorlar. Türkiye’deki toplam biyoteknolojik ilaç pazarı 2,5 milyar lira. Tamamına yakını ithal ürünlerden geliyordu.

Bu ilaçların patent süresi dolduğunda üretilen versiyonlarına “biyobenzer” deniyor. Ülkeler kimyasal ya da biyobenzer ilaçların yerel olarak üretimini sağlayarak ilaç ithalatlarını yani cari açıklarını düşürüyorlar; iç pazarda güçlü bir sektör yaratarak hem katmadeğerli iş imkanı hem de vatandaşlarına iyi tedavi şartları sağlamış oluyorlar.

Türkiye’deki biyoteknoloji alanında biyobenzer ilacın payı henüz çok düşük (yüzde 3). Bunun da neredeyse tamamı ithal ilaçlardan oluşuyor. Haliyle Türkiye için ciddi bir biyobenzer ilaç üretimi potansiyeli var. Bu tip ilaçların Avrupa’da bile daha yeni, 2006’da ilk kez ruhsatlandığını düşünürsek önemli bir pazarı oluşturma şansımız olduğu daha açık gözüküyor.

2012’de ilk kez Koçak İlaç, biyobenzer ürünle pazara çıkmıştı ama bunun yalnızca bir kısmı yerel üretimdi. Nisan 2016’da ruhsatlanan ve tüm ar-ge süreçleriyle tam anlamıyla yerli olan ilk biyobenzer (kemoterapinin olumsuzluklarını azaltıyor), Arven İlaç’tan geldi. Arven küçük ve genç bir şirket ve bu alana girerek ciddi bir sıçrama ve büyüme potansiyeli yakalamış oldu zira burası sektörün en hızla büyüyen alanı. Artık Arven yerli üretimle bu pazardan pay aldığı gibi ABD ve Avrupa’da da ruhsatlamak için çalışıyor.

Peki yerli üretim neden önemli? Aslında işin matematiği çok basit: Arven’in ilacının etken maddesi Filgrastimin. Bunun, İsviçre’deki fiyatı 387,77, Fransa’da 408 euro. Türkiye fabrika çıkış fiyatı ise 310,82 lira (~90 euro), uygulanan iskontalar dahil edildiğinde de kamuya maliyeti yaklaşık 55 euro düzeyine. Yani yerel olarak hastaların erişimine geçmesinin yanısıra çok ciddi bir fiyat avantajını da beraberinde getiriyor.

Biyoteknolojik ilacın katma değeri, kimyasal ilaçlara göre çok yüksek. Kimyasal ilaçlarda küresel dev şirketlerle rekabet ederek büyümek çok zorken biyoteknoloji alanının yeni yeni gelişmesi ve barındırdığı potansiyel, Türkiye için çok ciddi bir fırsat yaratıyor. Bunu kullanmaya başlayan ve buna göre hazırlık yapan şirketler var. Ama bu alanda en önemli nokta, kamu-akademi-yatırımcı-özel sektör işbirliğinin doğru bir modelde sağlanarak ortak bir platform oluşturulması. Bu başarılırsa, Türkiye için büyük pazar ihtimali var; becerilemezse de kaçacak bir büyük balığın daha arkasından bakabiliriz.

Bu yüzden bu alanda neler olup bittiğini ve hem ilaç sektörü hem de orta boy yatırımcı için ne tür imkanlar doğurabileceğini anlamak adına, bu ay Nilgün Çavdar imzasıyla çıkan haberimizi dikkatle okumanızı öneririm.

BURÇAK GÜVEN