İşlem Yapılıyor
Forbes Ağustos 2016
Örnek:

Forbes Ağustos 2016

Yazar Forbes
Seslendiren Kerim Öztürk
Yayınevi Turkuvaz Medya Grup

Seslenen Kitap'a üye olun ve Forbes Ağustos sesli dergisini uygulamanin içinde göreceksiniz. Tek yapmanız gereken sesli dergiyi cihazınıza indirmek ve dinlemeye başlamak.

Forbes Ağustos sesli dergisinde sizler için seçilen 8 makale bulunuyor. Keyifli dinlemeler!

Duymadıklarınız

EDİTÖRDEN

Sonuncu Değil,
Son Darbe Girişimi!

15 Temmuz gecesi başlayan karanlık saatlerini; hiç susmayan makineli tüfek sesleri, üzerimizden alçak geçen jetlerin yırtıcı gürültüsü, bomba patlamaları, kimin kime attığı belirsiz mermilerin havadaki ışıklı çizgisi, yol kenarlarındaki araçları ezerek halkın üzerine üzerine yürüyen tank görüntüleri içinde, demokrasimizin nihai zaferinden emin ancak yine de endişeli geçirdik. Gün ağardığında kendimizi manen birbirimize daha yakın ve anlayışlı, ortak değerlerimizi korumakta beraber, bu yüzden de daha güçlü ve aydınlık bulduk. Kaybımız kabarık ve can acıtıcı. Maddi kayıplardan değil, kaybedilen canlardan söz ediyorum. 150 yıla yaklaşan askeri darbeler tarihimizdeki en kahredici olanın, 1908’deki İttihatçı Subaylar tarafından yapılan olduğuna kuşku yok. Bu darbenin sonucunda devleti ele geçiren akılsız maceracıların, kimin kaybedeceği belli olduktan sonra oynadıkları savaş kumarı, imparatorluğumuza mal oldu.

Uzunca bir aradan sonra 27 Mayıs 1960 günü gerçekleşenle de, sık periyodlu askeri darbe yılları başladı bu coğrafyada. Şu ana kadarki teşebbüslerin bir kısmı bastırılmış, bazıları ‘yen içinde’ kalmış olsa da gerçekleştirilen darbeler sonucu ordumuz artık gurur duyulacak savunma gücü olmaktan çıkıp ‘darbe ve sivil siyaset üzerinde vesayet potansiyeline sahip gizemli muhtıralarla’ anılır olmuştur. Eski bir İstanbul türküsündeki aşığın merakını hatırlatırcasına “yanıyor mu genelkurmayın lambaları” Ankara gazetecilerinin 2008 yılına kadar gün sonunda en merak ettikleri konuydu. Peki bu felaket döngüsünün bu toplumdaki temeli nedir, neden bazı coğrafyalarda ‘düşünülmesi bile cinnetle eşdeğer’ görülen askeri darbeler bizde sıklıkla tekrarlanır oldu?

Askeri darbelerin yan ürünü askeri vesayet rejimlerinin köylü ve gelişmemiş toplumlara musallat yapısal bir hastalık olduğu su götürmez. Bu tip toplumlarda sermaye yetersiz, teknoloji geri, üretim az, pazar biyolojik ihtiyaç ve düşük teknolojik ürünleriyle sınırlı, emeğin verimi ve artı değeri küçük, gizli ve açık işsizlik yaygındır -bu ortamda iyi eğitim olanaksızdır. Nitekim ortak değer ve yararlar etrafında kümelenmiş sivil sınıflara rastlanmaz. Büyük kitleyi oluşturan ve fakirlik sınırında tek başlarına yaşama tutunma savaşı veren bireyler, devlet gücü karşısında yalnız, çaresiz ve itaatkardır. Bu boşluğu organize tek güç olan askeri profesyoneller doldurarak ara dönemlerde vesayet imtiyazını sürdürebilmektedirler.

Tüketim toplumları ise refaha ulaşmış, gelecek ümidi taşıyan, dünya nimetlerinden yararlanmaya başlamış, eğitimli, benlik bilincine ve kamu gücüne katılma iradesine sahip bireylerden oluşur. Bu bireyler, gerektiğinde ortak yarar ve değerlerini savunmak üzere dayanışma içinde bulunan pek çok sivil toplum kuruluşu etrafında örgütlenmiştir. Kısaca artık dağınık, güçsüz bireylerden oluşan toplum değil, demokrasinin nimetlerini yaşayan bireylerin oluşturduğu güçlü bir toplum yapısı söz konusudur.

Türkiye, Turgut Özal’la başlayan, 2003 sonrasında derinleşen kapsayıcı bir disiplin ve kararlılıkla bürokratik engeller kaldırılarak sürdürülen ekonomik önlemler sayesinde, köylü toplumu olmaktan çıkmış, sahip olduğu pek çok şeyi savunma gücüne erişmiş bir tüketim toplumu haline dönüşmüştür. İktidarın yalnız namlu ucunda olduğuna inanan darbecilerin, bu toplumunu oluşturan orta ve üst orta gücünü algılayabilecek donanımda olmadıkları 15 Temmuz gecesinden anlaşılmaktadır. Şimdi sıra darbe girişimine karşı ortaya çıkan bu net iradenin demokrasi ve ortak yaşam bilinci etrafında da kenetlenerek Türkiye’yi ileri taşımasına gelmiştir...

Burçek Güven