İşlem Yapılıyor
Forbes Ocak 2017
Örnek:

Forbes Ocak 2017

Yazar Forbes
Seslendiren Burak Pulat
Yayınevi Turkuvaz Medya Grup

Seslenen Kitap'a üye olun ve Forbes Ocak sesli dergisini uygulamanin içinde göreceksiniz. Tek yapmanız gereken sesli dergiyi cihazınıza indirmek ve dinlemeye başlamak.

Forbes Ocak sesli dergisinde sizler için seçilen 8 makale bulunuyor. Keyifli dinlemeler!

Duymadıklarınız

EDİTÖRDEN

İş Fikri:
Doktorla Hasta Arasına Yeni Bir Katman Yaratmak!

Birkaç yıl önce annemin yaşa ve çoklu hastalıklarına bağlı olarak tıbbı yardım ihtiyacı duyduğumuz bir dönemde, kendimi bir plastik cerraha telefonda bağırırken bulmuştum. Bana sürekli annemi neden ameliyat edemeyeceğini anlatıyordu. Sonunda “anladım ama onu gören son doktor olarak ne yapmam, kime götürmem gerektiğini söyleyin yoksa sizi sorumlu tutacağım” diye bağırmıştım. Çıldırmış halim üzerine durup biraz düşündükten sonra “şimdi haber veriyorum, ambulansla derhal buraya getirin ben uygun doktoru bulacağım” diyebilmişti.

Bu tatsız anıyı niye anlatıyorum? Zira bu hepimizin bir şekilde karşılaştığı, olağan doktor davranışı ve bakış açısı aslında. Bir cerrah olarak hastalarına “ameliyat edebileceklerim” ve “edemeyeceklerim” diye iki grupta baktığı için söylediklerimi “neden ameliyat etmiyorsunuz” olarak duyuyor; edemeyeceklerini ise derhal ilgi alanından düşürüyordu. Aslında -muhtemelen- kendi alanında son derece iyi eğitimli, başarılı
ve yetkin bir cerrahın, aşırı uzmanlaşma ve odaklanma yüzünden hastaları nasıl ortada bıraktığına iyi bir örnektik yalnızca. Peki yapacak bir şeyi yok muydu gerçekten? Sonuçta tıp, hastalık, insan bedeni bilgisi, biz doktor olmayanlardan çok fazlaydı ve eğer biraz daha ‘inter-disipliner’ yani branşlararası bakış için gelişkin kasları, tecrübesi hatta merakı olsaydı, biz bu duvara çarpmayabilirdik.

Yakın zamanda bir tanıdığımın başına gelen, Türkiye’de tıp alanının branşlararası işbirliğinden, görüş alışverişinden, konsültasyonundan, birlikte karar verme becerisinden ne kadar uzak olduğuna güzel bir başka örnek. Göz, diz, kalp damar ve mide ile ilgili rahatsızlıkları için İstanbul’un en büyük A grubu hastanelerinden birindeki dört doktora, bir süre devam ettikten sonra başhekime, “tüm doktorlar araya gelse de benim durumuma ortak baksalar” dediğinde aldığı cevaba epey şaşırmış: “Biz asla birbirimizin işine karışmayız!”

Oysa rakamlar, araştırmalar bunu yapmanın ne kadar gerekli olduğuna dair bir duruma işaret ediyor. Örneğin bu sayının 42’nci sayfasındaki haberimize göre ABD’de, kanser gibi ölümcül hastalıklar ya da büyük operasyonlar için yapılan bir yeniden değerlendirme, konulan teşhislerin veya önerilen tedavilerin üçte bir oranında ‘hatalı’ olduğunu ortaya koyuyor. Yani yeni bir hastayı gören doktorların, hata payı hiç de küçümsenecek gibi bir oranda değil. Yine ABD’den bir araştırma, yılda 400 bin civarında insanın yanlış teşhis ve tedavi yüzünden öldüğünü söylüyor. Burada çözüm aslında çok basit: Nitelikli bir çift gözün daha hastaya bakması, vakayı yakından incelemesi.

Konunun bu kısmı da bu yazıyı neden yazdığıma getiriyor beni: Yukarıda söz ettiğim haber Amerika’da kendi ve/veya ailesi benzer tıbbi sıkıntılar yaşamış iki girişimcinin kurduğu bir şirketle ilgili. Türkiye’nin yaratıcı ve girişimci ruhlu doktor, mühendis ve teknoloji severlerine sesleniyorum. Bu alanda istisnasız hepimizin mustarip olduğu kötü işleyen; küçük, bireysel ya da alansal ‘dükalık’larından oluşan bir sağlık sistemi var.

Bu sistemi entegre eden, değerlendiren, uzmanlıkları notlayan, iyi ve kötü uygulamaları kaydeden, başarı ve başarısızlıkları ayıklayan, birlikte ve disiplinler arası çalışmaya zorlayan bir ara katman oluşturmak (kolay olmasa da) mümkün ve hatta çok da gerekli. Ve bu, iyi bir iş fikri olabilir! Üstelik bunu ABD’de başaran iki girişimcinin hikayesinden ilham ve feyz alarak yapmak da mümkünken, biz FORBES Türkiye
olarak dikkatinizi buraya çekmek istedik...

BURÇAK GÜVEN

Luna Aksoy
28.02.2017 00:00

Burçak Hanım, öncelikle hem geçmiş olsun demek hem de konu seçiminiz için teşekkür etmek istiyorum. Biz hekimler branşlaştıkça genel tıptan biraz uzaklaşabiliyoruz, uzaklaştığımızın da farkında olunca "primum non nocere" yani "önce zarar verme" ilkesiyle hareket edince de hasta ve hasta yakınları tarafından yanlış anlaşılabiliyoruz. Siz ABD'den girişimci-innovatif bir örnek vermişsiniz. Müsade ederseniz ben de Birleşik Krallık'daki (İngiltere) konsultan hekimlik (https://www.rcplondon.ac.uk/education-practice/advice/consultant-physicians) uygulamasını hatırlatmak isterim. Bizim ülkemiz için daha uygulanabilir gibi geliyor bana. Sağlıkta çok yönlü iletişimin önemini hatırlattığınız için de bir hekim olarak tekrar teşekkür ederim. Objektif karar vermeye ve "primum non nocere" ilkesine takılıp empati yapmayı unutabiliyoruz çoğu zaman. Saygılarımla, Dr Luna Aksoy