İşlem Yapılıyor
Forbes Ekim 2017
Örnek:

Forbes Ekim 2017

Yazar Forbes
Seslendiren Tolga Korkut
Yayınevi Turkuvaz Medya Grup
Üye Girişi

Seslenen Kitap'a üye olun ve Forbes Ekim sesli dergisini uygulamanin içinde göreceksiniz. Tek yapmanız gereken sesli dergiyi cihazınıza indirmek ve dinlemeye başlamak.

Forbes Ekim sesli dergisinde sizler için seçilen 8 makale bulunuyor. Keyifli dinlemeler!

Duymadıklarınız
EDİTÖRDEN

Şaşkınlığımı Bağışlayın Ama...

Futbolla ilgili yaptığımız analizler her geçen gün beni daha çok şaşırtıyor. Cirolar, gelirler, yayın ihalelerinde uçuşan rakamlar, futbolcu maaşları katlanarak büyürken -yani futbol endüstrisi giderek daha şaşaalı hale gelirken, tek tek kulüplerin ve toplamda tüm sektörün başarı durumunu ortaya koyan ‘bilanço’ her yıl kötüleşiyor. Şaşırıyorum çünkü bu alanda Türkiye’nin önde gelen işadamları, patronları, yöneticileri kulüplerin ve federasyonun en yüksek irtifalı koltuklarında oturuyor. Üstelik her biri kendi kurduğu ya da aileden devir aldığı işlerinde, şirketlerinde başarıdan başarıya koşarken iş futbola, kulüp ya da sektör yönetimine geldiğinde -nasıl oluyor bilmiyorum ama- bu başarısızlığın parçası haline geliveriyorlar. Özellikle futbola meraklı okurlarımızın; benim gibi camianın dışından, doğru dürüst takım bile tutmayan, futbolla ilgisi oldukça sınırlı bir ekonomi gazetecisinin, dergi köşesinden böyle ahkam kesmesine sinirlendiğini tahmin etmek zor değil ama elinizi vicdanınıza koyun lütfen. Zira rakamlar ortada; gerçekten çok tuhaf ve hatta acıklı bir durumla karşı karşıyayız.

Düzenli okuyucularımız bilirler ki sonbahar aylarında her yıl FORBES olarak Türkiye Süper ligindeki dört büyük takımın futbolcularının, geçtiğimiz sezondaki verimlilik analizini ve sıralamasını yaparız. Buna göre bir futbolcunun dakikasının, kulübüne kaça geldiğine bakarız. Buna ek olarak da aldığı yıllık maaşın, o oyuncunun ‘piyasa değeri’nin yüzde kaçına denk geldiğini hesapladığımız ücret – piyasa değeri oranlaması yaparız. Böylece her bir futbol kulübünün, futbolcu seçimi konusundaki karnesi ve başarısı çıkmış olur ortaya.

Futbolcuların, aldıkları ücretler ve sportif performansları analiz edilerek kulüpleri için verimi düşükten yükseğe doğru nasıl sıralandığını bu konudaki sayfalarımızda bulabilirsiniz. Ancak benim dikkatinizi çekmek istediğim nokta, tüm futbol camiasının nasıl bir borç batağında -hatta gizli bir iflas halinde olduğuna dair rakamlar: Türkiye Futbol Ligi 2009-2015 arasında, İngiltere’den sonra gelirleri en çok artan (yüzde 73) ikinci lig konumunda. Ama bu madalyonun öteki yüzünde borç batağı var. Son beş yılda, Türk futbol kulüplerinin toplam zararı da beşe katlandı ve 204 milyon euro’ya çıktı. Üstelik bu durum Avrupa’daki 700 takımın toplamı 1,7 milyar euro olan zararı, 323 milyon euro’ya indirdiği bir dönemde gerçekleşti. Yani Türk futbolu bir yandan gelirlerini artırırken diğer yandan zarar ve borç deliğini büyüttü. Dahası futbolda gelirler sportif başarı sayesinde artmadı: Yayın ihalesinin astronomik bir rakama gerçekleşmesi, sponsorluk, bilet satışı gelirleri gibi ‘futbol dışı’ alanlardan geliyor. Peki artan gelirle kulüpler ne yaptı? Maalesef borçluluk oranlarını katlamak için kaldıraç olarak kullandı! Yani doğru dürüst verim alamadıkları futbolculardan daha çok sayıda ve daha astronomik ücretlerle satın alabilmek için kullandılar. Sonuç ne mi oldu? Paralar; dakika ücreti astronomik, sportif başarıya katkısı düşük, attığı gol az ya da hiç olmayan, defansta bir yararlılık gösterememiş, lig başında sakatlanmış ya da hatta o sezon takımının formasını giyip yedek kulübesine kadar bile gelememiş (dört büyüklerde yalnız geçen sezon 44 kişi bu durumdaydı) futbolcular için çarçur edildi. Bir de bunları finanse etmek için oluşan borcun faizini ödemek için tabii... Örneğin sadece Galatasaray, geçen sezonki 450 milyon TL’lik gelirine karşılık 150 milyon TL faiz ödedi. Peki sonuç ne? Bence şu rakam çok güzel özetliyor halimizi: Bugün Süper Lig’deki 18 kulübün varını yoğunu satsak, toplam borcun anca yüzde 55’ini ödeyebiliriz. Yani hal böyleyken bu kadar etkin ve yetkin işadamının yönettiği futbol endüstrisinin haline, benim gibi bir ekonomi gazetecisi şaşıp kalmasın da ne yapsın?

BURÇAK GÜVEN