İşlem Yapılıyor
Forbes Kasım 2017
Örnek:

Forbes Kasım 2017

Yazar Forbes
Seslendiren Tolga Korkut
Yayınevi Turkuvaz Medya Grup
Üye Girişi

Seslenen Kitap'a üye olun ve Forbes Kasım sesli dergisini uygulamanin içinde göreceksiniz. Tek yapmanız gereken sesli dergiyi cihazınıza indirmek ve dinlemeye başlamak.

Forbes Kasım sesli dergisinde sizler için seçilen 4 makale bulunuyor. Keyifli dinlemeler!

Duymadıklarınız
EDİTÖRDEN

Kaç Yılı Öngörebiliriz?

Bundan 565 yıl önce doğmuş ressam, heykeltıraş, mimar, müzisyen, bilim insanı, matematikçi, mühendis, kaşif, anatomist, jeolog, botanikçi ve yazar Leonardo da Vinci’nin ince hesaplarına göre dünyanın sonu, 4006’da yaşanacak küresel bir selle gelecek. Bu sel tam olarak 21 Mart 4006’da başlayıp 1 Kasım 4006’da insan yaşamına son verecekmiş -saat belirtmemesini yadırgadım doğrusu! Kuşkusuz bu dünyadan geçmiş en parlak zihinlerden biri olan da Vinci’nin, 1498 tarihli bir eserine dayandırılan bu hesaplamanın, tam 2508 yıl sonrasına dair bir öngörü içermesinin ardındaki özgüven ve cürete, hayret ve hayranlık hissetmemek mümkün değil. Bu iddiayı bir ‘kehanet’ değil, ‘tahmin’ kategorisinde değerlendirmek içinse son derece geçerli nedenlerimiz olduğu ortada.

Bu nedenleri yıllar önce Leonardo’nun doğduğu İtalya’nın Vinci köyündeki evinden dönüştürülmüş müzede hissetmiştim. Bundan 550 yıl önce yaptığı, çizdiği, ürettiği pek çok şey bugünün dünyasında vücut bulmuş durumda. Sanki da Vinci’yi bir zaman makinesine atıp yarım saatliğine beş asır sonraya getirivermişler de o da, dönüşte aklında kalanları çiziktirivermiş gibi bir duyguya kapılmıştım. Bugünkü otomobil motorlarının, kendini kuran saatlerin, bilgisayarın temeli olan çizimler; sonradan kaybolsa da, bir zırh içine yerleştirerek yaptığı robot, tank, paraşüt, helikopter, makineli tüfek çizim ve maketleri ilk nefeste sayabildiklerim. 500 yıl sonra ancak üretilip kullanılan pek çok icada imza atmış birinin, dünyanın sonuyla ilgili tahminlerini yabana atmak mümkün olmasa da (onun 2500 yıllık öngörülerinden aldığım ilhamla) kendi fani zihnim için biraz daha ‘kabul edilebilir’ bir süreye dikkatinizi yöneltmek istiyorum: Geride bıraktığımız ve önümüzde duran 100 yıla...

Ne büyük tesadüftür ki Ekim 1917’de Çarlık rejimi, Bolşevik Devrimi ile yerini Sovyetler Birliği’ne bırakırken okyanusun öteki yakasında, ABD’de kendisini “serbest piyasanın ve girişimciliğin dinamosu” diye tanımlayan bir yayın olan FORBES Dergisi doğuyordu. Bugün Sovyetler Birliği yok ama FORBES 100’üncü yaşını kutluyor. Her şeyin büyük bir hızla değiştiği, dönüştüğü, yıkıldığı bir dünyada ‘dalya’ diyen bir markanın değerini hissetmemek mümkün değil. Bugün FORBES Dergisi, giderek daha etkin, daha yaygın ve daha prestijli bir yayın haline geldi. Dünyanın dört bir yanında 50’ye yakın dilde ve ülkede yayımlanıyor; 12 yıldır da Türkiye’de Türkçe olarak Türk iş dünyasıyla buluşuyor.

100’üncü yaşı sebebiyle biz de FORBES Türkiye olarak çok özel bir sayı hazırladık. Şu ana kadar iş ve ekonomi yayıncılığındaki en zengin içerikle karşınızdayız. Koleksiyon parçası olarak kütüphanelerde duracak bir dergi üretmeye çalıştık. İlk olarak bu ülkenin ekonomik tarihinde imzası bulunan sınırlı sayıda iş insanından, kendi tecrübe ve birikimlerinden hareketle özel mektuplar yazmalarını rica ettik. Yedi değerli isim bizi kırmadı ve “Geleceğe Mektuplar” bölümümüzde okuyacağınız yaratıcı ve derin içerikli yazıları kaleme aldılar. Bu sayımızda geçen 100 yılda hem dünyada hem Türkiye’de olup bitenlerin detaylı bir değerlendirmesi, dönüm noktalarının analizine önemli sektörler bazında yer verdik. Geçmişten öğrendiklerimizle yönümüzü geleceğe çevirerek önümüzdeki kısa, orta ve uzun vadede bizi nelerin beklediğine baktık. Zira 100’üncü yaş özel sayımızın ana temasını ‘gelecek’ oluşturdu. Bu sayıda Türkiye’nin ve dünyanın en önemli iş insanlarından, patronlarından, yöneticilerinden, akademisyenlerinden, bilim insanlarından görüş, fikir, tecrübe aktarımı yaparak çok özel bölümler oluşturduk. Ayrıca gelecekte öne çıkacak kavramlar olan liderlik, girişimcilik, tasarım, dijital dönüşüm gibi önemli birkaç konuyu, alanların lider isimlerinin yönettiği yuvarlak masa toplantılarında tartıştık.

Yaklaşık 500 sayfalık içeriğimizi birkaç satırda anlatmak elbet mümkün değil zaten “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” demiş atalarımız. Büyük bir emeğin sonuçlarıyla çıkıyoruz okurlarımızın karşısına. Umarız beğenir, keyifle okur, görüşlerinizi de bizlerle paylaşırsınız. Son söz olarak da bu sürecin sonunda neyi fark ettiğimizi paylaşmak istiyorum: Artık dünya, da Vinci’nin yaşadığından çok farklı. Bırakın binlerce yılı artık 100 yıllık öngörüde bulunmak bile neredeyse imkansız. Her şeyin mega bir hızla değiştiği, teknolojinin gideceği yönü kimsenin uzun soluklu kestiremediği zamanlardayız. Leonardo da Vinci gibi büyük bir dahi yeniden çıkana kadar insanoğlu, 10-20 yıllık tahminlerle yolunu çizmek, ilerlemek zorunda gibi gözüktü bize...

Burçak Güven