Netflix’in Anlatılmayan Hikayesi

Birkaç yıl öncesine kadar çoğumuzun adını bile duymadığı Netflix, bugün artık hayatlarımızın ayrılmaz bir parçası. Geleneksel televizyon yayıncılığının yavaş yavaş tarih sahnesinden çekilmesiyle ve sinema salonunda film izleme deneyiminin yerini ev konforunda film izlemeye bırakmasıyla online yayıncılık altın dönemini yaşıyor. Bu sürecin öncü markasıysa hiç kuşkusuz Netflix. Netflix hakkında efsaneler ve gerçekler birbirine karışmış durumda. Bu yazıda bazı şehir efsanelerine de değinerek Netflix’in anlatılmayan hikayesini anlatmaya çalışacağız.

Netflix ne kadar büyük?

Netflix bugün 200’e yakın ülkede hizmet veriyor. Dünya çapındaki abone sayısı ise 139 milyonu aşıyor. Piyasa değerinin 175 milyar doların üzerinde olduğu düşünülüyor. Yıllık geliri ise yaklaşık 12 milyar dolar. Çalışan sayısı beş binin üzerinde. İçerik sayısı ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. ABD’yi baz alacak olursak, izleyiciler 5000’e yakın film ve 1500’e yakın TV şovuna erişebiliyor. Hemen hatırlatalım, bunların hepsi yaklaşık sayılar, çünkü Netflix her geçen dakika büyümeye devam ediyor.

Netflix adı nerden geliyor?

Netflix’in kurucuları Marc Randolph ve Reed Hasting, başlangıçta şirket için bir isim bulamamışlar. Kibble ismini kullanarak işe başlamışlar. Daha sonra Directpix, Replay, Luna gibi alternatifler üzerinde durmuşlar. Sonunda Netflix adında karar kılmışlar. İnternet anlamındaki “net” ve Amerika’da günlük konuşma dilinde “filmler” anlamına gelen “flicks” sözcüklerinden türetilmiş.

Netflix’in kuruluş hikayesi

Netflix 14 Nisan 1998’de DVD kiralama hizmeti veren bir şirket olarak kuruldu. Başlangıçta 30 çalışan ve 950 filmle işe başlayan şirket, 4 dolara filmleri kiraya veriyordu. Şirket kısa sürede büyüdü, 1999 yılında abonelik sistemine geçti. Böylece aboneler aylık ödeme karşılığı sınırsız film izleme şansına kavuşuyordu. Netflix’i benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri de son teslim tarihinin bulunmayışıydı. Hatta kuruculardan Reed Hasting, Netflix’i kurmaya nasıl karar verdiğini anlatırken film kiralama sektörünün önde gelen şirketlerinden Blockbuster’ın kendisinden 40 dolar iade gecikme ücreti istemesinden sonra şirketi kurmaya karar verdiğini anlatıyor. Hasting bu hikayenin çeşitli versiyonlarını defalarca kez anlattı, ancak bu anlatı gerçek olmaktan ziyade Netflix için bir kurucu mit özelliği taşıyor. Rakip firmaların zaafını vurgularken kurucu ortaklar arasında da öne çıkmayı sağlayan oldukça başarılı bir stratejik hikaye gibi görünüyor.  

Blockbuster Netflix’i neden satın almadı?

Yakın zamanların en büyük öngörüsüzlüklerinden biri olarak Blockbuster’ın Netflix’i satın almaması gösterilir. İddiaya göre Netflix kurucuları 2000 yılında, o dönem sektörün zirvesinde yer alan Blockbuster’a 50 milyon dolar karşılığı şirketi devretmeyi önermiş, ancak Blockbuster yöneticileri bu teklife gülüp geçmiş. Bugün Netflix’in değeri 175 milyar dolar, Blockbuster ise 2010 yılında iflas ettikten sonra 2013’te tamemen lağvedildi.

Peki bu iddia ne kadar doğru? Blockbuster’ın Netflix’i almamasının başka bir nedeni olabilir mi? Görünüşe göre bu şehir efsanesi biraz farklı aktarılmış. Netflix yöneticilerinin teklifi şirketin devredilmesi değildi, bir çeşit ortaklıktı. Netflix, Blockbuster’ın online mağazasının yönetimine talip olmuş, ayrıca Blockbuster mağazalarında Netflix promosyonlarının yapılmasını önermişti. Ayrıca talep ettikleri para, o dönemde Netflix’in değerinin çok üzerindeydi. Bütün bu detaylara rağmen yine de Blockbuster yöneticileri tarihi bir fırsatı kaçırmış görünüyor.

Netflix hesabınızı başkalarıyla paylaşmanızı umursuyor mu?

Pek umursamıyor gibi görünüyor. Bazı araştırmalara göre Netflix, paylaşılan şifreler yüzünden yılda yaklaşık yarım milyar dolar zarar ediyor. Ancak bu konuda ciddi önlemler almıyor. Aslında Netflix yöneticileri, izleyicilerin büyük bölümünün para ödemeye yanaşmayacağını biliyor ve belki de bu yolla potansiyel müşterileri de çekmeyi başarıyor. Netflix ayrıca torrent sitelerini ve korsan yayın yapan web sitelerini de yakından gözlüyor. Korsan yayınların çok izlendiği bölgelerde farklı bir fiyat politikası izliyor.

Netflix de bizi izliyor mu?

Evet izliyor. Netflix her bir izleyicinin hangi içeriği ne zaman, ne kadar süreyle izlediğini, nerede duraklatıp nerede geri aldığını takip ediyor ve listeliyor. Bu veriler tek başına anlamlı olmayabilir, ama milyonlarca abonenin verileri birbiriyle ilişkilendirildiğinde ortaya izleyici davranışlarına yönelik kapsamlı grafikler çıkıyor. Yeni içerikler oluştururken bu veriler baz alınıyor. Netflix bu verileri elbette kendisine saklıyor. Aboneler tarafından üretilen bu veriler, belki de Netflix’in sahip olduğu en değerli hazine olabilir.

Diğer Yazılar

2019’da En Çok Dikkat Çeken Teknolojik Gelişmeler

18/11/2019

Teknoloji çağında yaşarken her gün yeni bir gelişme, her gün yeni bir cihaz aramıza katılıyor. Kendimizi hızla büyüyen bu teknolojik gelişmeler içinde kaybetmememiz oldukça zor. İstediğimiz model telefonu daha yeni almışken, aynı modelin bir üst […]

“i”nin Hikayesi: iPod’un İsmi Nereden Geliyor?

18/11/2019

iPod İsmi Nereden Geliyor? iPod sözcüğünün gizemi çözülüyor, i harfinin arkasındaki sır perdesi aralanıyor. Apple’ın müzisyen çocuğu iPod’un ismi nasıl bulundu, marka değeri nasıl oluştu? Apple’ın çığır açan cihazlarından biri de iPod… Taşınabilir medya oynatıcısı […]

Netflix’in Anlatılmayan Hikayesi

18/11/2019

Birkaç yıl öncesine kadar çoğumuzun adını bile duymadığı Netflix, bugün artık hayatlarımızın ayrılmaz bir parçası. Geleneksel televizyon yayıncılığının yavaş yavaş tarih sahnesinden çekilmesiyle ve sinema salonunda film izleme deneyiminin yerini ev konforunda film izlemeye bırakmasıyla […]

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir