Alman bilim-kurgu sinemasının kült eserlerinden Metropolis ile 1927 yılında beyaz perdede kendine yer edindiğinde, yapay zeka hakkında kesin olan pek az sayıda şey vardı. Fakat tartışılamaz bir gerçek vardı ki o da medyaya girişini yeni yapmış bu kavramın kendine popüler kültürde pek çok kez daha yer bulacağıydı. Ana akım medyada pek çok kez adından söz ettiren The Matrix, Terminator, Avengers: Age of Ultron gibi yapımlar da bunu tam anlamıyla kanıtlar nitelikteydi. Bu kavramı kendisini konu edinen medya ürünlerinin bir parçası olarak değil de günlük hayatımızın içinde sık sık duymaya başlayalı çok uzun zaman olmadı. Ve örnek olarak verdiğimiz yapımların da aslında seçtikleri ortak bir çıkış noktası var, yapay zekayı çevreleyen problemler. Çünkü yeni milenyumun hayatımıza kattığı konseptlerden belki de üzerinde en çok fikir üretileni olmakla beraber yapay zeka, beraberinde birçok tartışmayı da getiriyor.


Yapay Zeka Derken?
Yapay zeka, kabaca bilgisayar ve akıllı telefon gibi dijital cihazların bazı görevleri zeki varlıklarla benzer yollarda tamamlamaları anlamına geliyor. Yani basit bir örnek verecek olursak, neredeyse her dijital cihazda kullanılan yüz tanıma sisteminden, aslında bir yapay zeka sayesinde yararlanıyoruz. Peki bu konu etrafında oluşan tartışmalar ve endişeler neler? Çağımızın dahileri sayılabilecek iki büyük teknoloji devi olan Elon Musk ve Mark Zuckerberg’in de fikir çatışmasına girdiği bu konu hakkında ne biliyoruz ve cevaplardan ne kadar emin olabiliyoruz?
Hızla Artan İşsizlik


Az önce örnek olarak saydığımız filmlerin de ortak noktası olan dünyanın yapay zeka ile kontrol edilen makineler tarafından işgal edilmesi gibi aşırı ve komplo teorisine benzer tartışmaların aksine, çağımıza biraz daha yakın ve ayakları biraz daha yere basan bir endişe konusu işsizlik. Çünkü otomasyon, yani üretim sürecinde kendi kendine işleyen insansız bir sistem kullanımı, fiziksel olarak insan müdahalesine bağlı iş kolları için risk teşkil ediyor. Konuyla ilgili en olası örnek ise yapay zeka hakkındaki endişelerini dile geçirmekten kaçırmayan SpaceX ve Tesla şirketlerinin CEO’su Elon Musk sayesinde adım adım gerçekliğe yaklaşıyor. Yeni onyılda kullanımı yaygınlaşması düşünülen Tesla marka insansız kamyonların taşımacılık sektöründe büyük bir yenilik yaratması öngörülüyor. Böyle bir durum, büyük bir insan topluluğunun işinden olması anlamına gelmekle beraber aslında azalacak olan kaza ve ölüm oranı yüzünden insanlar tarafından kontrol edilen kamyonlara göre daha etik bir seçenek gibi duruyor.
Benzer, fakat gerçekleşmesi biraz daha uzak görünen bir değişim ise tıp alanında karşımıza çıkıyor. Bir cerrahın operasyona dahil olmasına gerek kalmayacak derecede gelişmiş sistemlere sahip olursak, daha kesin sonuçlar adına cerrahinin ameliyathanelerden uzak bir meslek haline gelmesini ve hatta bir meslek olmaktan çıkmasını kabullenmeli miyiz? Bu ve bunun gibi pek çok soru gün geçtikçe konuyla ilgili tartışmalar arasında yerini alıyor.
Yapay Zeka Tarafsız Mı?


Yapay zeka ile ilgili bu tartışmanın da işsizlik gibi günlük hayatımızla birebir temasta bulunması çok muhtemel. Yapay zekanın işlevselliği ve verimliliği artırdığı reddedilemez bir gerçek, fakat işler yoruma açık bir alana taşındığında konuyla ilgili çok temel problemler olduğu ortaya çıkıyor. Gerçek hayattan bir örnek vermek gerekirse; e ticaret konusunda liderliğini büyük ölçüde otomasyona borçlu olan Amazon, yapay zeka ile yapılan belki de ilk büyük hataya imza atmış durumda. İşe alım için yazılmış bir yapay zekayı bir yıldır aktif kullanım ile denedikten sonra aslında sistemin kadın adayların aleyhine taraflı olduğu fark edileli çok da uzun zaman olmadı. Benzer şekilde cinsiyet konusunda tartışmalara yol açabilecek bir problem de çeviri verilerini internet veritabanı üzerinden toplayarak neyi nasıl çevireceğini kendi öğrenen Google’ın çeviri uygulamasından gelmişti. Sistem, cinsiyet belirtilmeden çevirisi yapılan pek çok meslek ve fiili İngilizce’ye toplum normlarına göre alışılagelmiş cinsiyetli hallerine çeviriyordu. Yine benzer fakat bu sefer ırkçılık tartışmalarına yol açabilecek bir tartışmaya da ABD’de hapishane kayıtları sırasında suçlunun gelecekte suç işleme ihtimalini tahmin etmeye yarayan bir uygulama yol açmıştı. Uygulama, önceden daha çok kayıtlı suçu olmasına rağmen beyaz suçluların risk oranını siyahi suçlulardan daha az gösteriyordu.
Yapay Zeka Ne Kadar Zeki?


Yapay zeka ile ilgili tartışmalardan en büyük soru işaretlerine sahip olanı ise sistemlerin hata payı. ‘Artificial stupidity’ olarak da değerlendirilen bu problem ise yapay zekanın bir insanın asla yanılmayacağı şekillerde yanıltılabilir olmasından ortaya çıkıyor. Her ne kadar kullanılmadan önce test sürecinden geçseler de bu deneme süreçleri gerçek dünyada karşılaşabilecekleri tüm senaryolara karşılık örnekler üretebilmekten çok uzak kalıyor. Öğrenme süreçlerinin yetersiz kalabilme ihtimali ise örneğin bir önceki tartışmadaki problemlere veya rastgele konumlandırılmış noktalar ile makinelerin aslında olmayan şeyleri görmeleri gibi işlevsel problemlere yol açabiliyor.
Bu yüzden yeni dünyada verimlilik, emniyet ve iş gücü için yapay zekaya güvenmek istiyorsak sistemlerin planlandığı gibi işlediklerinden ve belli grupların yararına çalışmadıklarından emin olmamız gerekiyor.




