Böyle Buyurdu Zerdüşt

Ünlü filozof Friedrich Wilhelm Nietzsche 15 Ekim 1844’te Almanya’da dünyaya gelmiştir. Nietzsche felsefeyle ilgilenmeye başlamadan önce filolog olarak çalışmıştır. 1864 yılındaki mezuniyetinden sonra Bonn Üniversitesi’nde teoloji ve klasik filoloji üzerine çalışmaya başlamıştır. 1869 yılında henüz 24 yaşındayken ve daha doktorasını tamamlamamışken Basel Üniversitesi’ndeki klasik filoloji kürsüsünde profesörlük teklifi almıştır. Bu teklifi kabul eden Nietzsche Basel’e taşınmadan önce Prusya vatandaşlığından çıkmış, hayatının geri kalanını herhangi bir ülkenin vatandaşı olmadan geçirmiştir. Bu görevini 1879 yılına kadar sürdürmüştür. 1873-1876 yılları arasında David Strauss: İtirafçı ve Yazar, Tarihin Yararı ve Yararsızlığı Üzerine, Eğitimci Olarak Schopenhauer ve Richard Wagner Beyrut’ta isimli dört deneme yayımlamıştır. 1878 yılında İnsanca, Pek İnsanca adını taşıyan kitabıyla düşünce yapısındaki yeni tarz belirgin hale gelmiştir. Ertesi sene sağlığı nedeniyle profesörlük görevinden ayrılmıştır. 1878 tarihinden itibaren 1888 yılına dek her yıl bir tane kitabı yayımlanmıştır. 1889 yılına gelindiğinde zihinsel bir çöküş yaşamış, 1898 ve 1899 yıllarında inme geçirerek yürüyemez ve konuşamaz hale gelmiştir. 25 Ağustos 1900’de ise geçirdiği bir başka inme sonucu ölmüştür. Felsefe, modern kültür, ahlak ve din gibi konular üzerine yazılar yazan Nietzsche’nin en önemli fikirleri Tanrı’nın ölümü, üstinsan, güç istenci, bengi dönüş gibi yaklaşımlar oluşturmuştur. Gerçeğin nesnelliği ve değeri üzerine yaptığı köklü sorgulamalar postmodernizm, varoluşçuluk ve posyapısalcılığın üzerindeki etkilerini hala sürdürmektedir.

Böyle Buyurdu Zerdüşt Dinle

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
GÜRSU GÜR
Yayınevi
Storyside
Süre

Bu kitabı dinlemek ister misin?

Storytel'de tüm kitapları ilk 14 gün ücretsiz dinle.

Böyle Buyurdu Zerdüşt Konusu

Nietzsche’nin 1883 yılında yayımlanan Böyle Buyurdu Zerdüşt isimli kitabını belirli bir kategoriye sokmak zor olmuştur. Çünkü kitap hem felsefe hem de bir edebiyat çalışması niteliğindedir. Nitekim 20. yüzyıl felsefesinde edebiyat ve felsefenin iç içe geçmesinde görülen gelişmenin önde gelen kaynağı Böyle Buyurdu Zerdüşt olmuştur. Nietzsche’nin kendi tanımlamasına göre bu kitap “yazılmış en derin” eserdir. Onun felsefi düşünceleri bakımından önemli bir yere sahip olan bu eser pek çok eleştiri almıştır. Kitapta felsefi konular şiirsel bir üslupla yazılmış, yazar kendi felsefi görüşlerini açıklamıştır. Nietzsche sadece ne söylediğine değil aynı zamanda nasıl söylediğine de önem vermiştir. Dolayısıyla Böyle Buyurdu Zerdüşt felsefeye salt bir içerik katkısı yapmamış, yeni bir söylem de getirmiştir. Tıpkı felsefi görüşlerinde olduğu gibi kitabın yazım tarzında da kuralları görmezden gelerek kendisine has bir üslup geliştirmiştir. Bazen şiir bazen düzyazı bazen de ikisini birden bu kitapta görmek mümkündür. 

Kitabın geneli aforizmalardan meydana gelmektedir. Yazar anlatmak istediklerini benzetme ve ima yoluyla aktarmıştır. Bu sayede okurun konu hakkında düşünmesini ve kendi yargısını oluşturmasını hedeflemiştir. Ona göre “Herkesin okumayı öğrenme hakkının olması, zamanla sadece yazmayı değil, düşünmeyi de mahveder. Dağlarda en kısa yol doruktan doruğadır; ama bunun için uzun bacakların olmalı. Özdeyişler doruk olmalı, kendisine hitab edilen de iri kıyım ve uzun boylu.” O yazılarını birer bilmece, okuyucuları da bu bilmeceleri çözen kişiler olarak tarif etmiştir. Üstinsan ve bengi dönüş (sonsuz dönüş) kavramları üzerine inşa edilen kitapta Zerdüşt adlı bir kişinin gözlemleri ve bu gözlemlerine dayanan görüşleri yer almaktadır. Bir topluluk ya da toplum yerine bireyi ele alan Zerdüşt’e göre insanın en büyük düşmanı yine kendisidir. İnsana hedef olarak ise üstinsanı göstermiştir.

Nietzsche’nin felsefesinin ana eseri olan bu kitap onun deyimiyle “yazılmış en yüce kitap, insanlığa şimdiye dek verilen en yüce armağandır.”

Devamını Oku

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
GÜRSU GÜR
Yayınevi
Storyside
Süre

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir