Kuyucaklı Yusuf

”Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf’un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.” Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hikayesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır. Kuyucaklı Yusuf’u Ezel Akay’ın seslendirmesiyle dinleyebilirsiniz.

Kuyucaklı Yusuf Dinle

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
Ezel Akay
Süre
7Saat 36Dak

Bu kitabı dinlemek ister misin?

Storytel'de tüm kitapları ilk 14 gün ücretsiz dinle.

Kuyucaklı Yusuf Konusu

Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf ile Türk edebiyatında ilk defa toplumsal çatışmayı farklı bir yönde incelerken aynı zamanda köylü kesiminin boğuştuğu problemlere keskin bir bakış atmayı da başarmıştır. Yazarın, son dönemde oldukça popüler olan Kürk Mantolu Madonna adlı romanının gölgesinde kalsa da eser birçok yönüyle bir ilki başarmış ve döneminin ilgi çeken hikâyelerinden biri hâline gelmiştir.

Sabahattin Ali’nin 1937 yılında ve hapishane günlerindeyken topladığı bilgilerle zenginleştirerek yazdığı ve ilk romanı olan “Kuyucaklı Yusuf”, toplumcu-gerçekçi Türk edebiyatının ilk başarılı eseridir. Ali Kuyucaklı Yusuf’tan sonra İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna adlı iki roman daha yazmıştır.

Sabahattin Ali Türk edebiyatının sayılı isimlerinden biri olmakla beraber, günümüzde beklenmedik bir popülerliğe ulaşmayı başardı. Yazarın daha önce Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan romanları, özellikle Kürk Mantolu Madonna ile birlikte büyük bir satış rakamına ulaştı.

Ali’nin ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf romanı ise ilk defa Türkiye’nin 1930’lardaki toplumsal yapısının aksak taraflarını ve köylü kesiminin baş ettiği problemleri İlk defa gündeme getirmeyi başardı. Romanın yazıldığı güne kadar kaleme alınmış ve “yanlış Batılılaşma” konusunu işleyen diğer eserlerden son derece farklı ve önemli yönleri bulunmaktadır. Bunun bir nedeni de Sabahattin Ali’nin Anadolu kültürüne kendisinden önceki yazarlar gibi bürokrat bir aydın gözüyle bakmamasıdır.

Kuyucaklı Yusuf adlı romanda tüm ailesi köylerini basan kötü niyetli haydutlarca öldürülen Yusuf’a köyün kaymakamı sahip çıkar. Kaymakamın eşi Şahende Hanım ise Yusuf’a pek ısınamaz. Bu yüzden ona üvey ana muamelesi göstermeye başlar.

 

Kaymakam Selahattin Bey’in Yusuf’tan iki yaş kadar küçük olan kızı Muazzez ile Yusuf birlikte büyürler. Yıllar geçtikçe Muazzez ile daha da çok bağ kuran Yusuf, günün birinde Muazzez’e laf atan ve köyün en sert kabadayısı olan Şakir’i döver. Yediği dayağı kaldıramayan Şakir, Yusuf’tan intikam almayı kafasına koyar. Daha sonra Muazzez’i elde etmek için kaymakam ile birlikte kumar masasına oturur ve adamı borçlandırır. Kumar borcunu ödeyemeyecek durumda olan kaymakam Şakir’in borcu karşılığında Muazzez’i istemesiyle iki arada bir derede kalır. Ancak Muazzez de Yusuf’a âşıktır ve işler kaçınılmaz noktaya geldiğinde bunu babasına itiraf eder.

Muazzez ile yusuf civardaki köylerden birine kaçar ve nikâhlanırlar. Kaymakam Selahattin Bey bu evlilikten ötürü sevinir ve artık damadı olan Yusuf’a iş verir. Ancak Selahattin Bey’in kalp krizi sonucu ölmesiyle Muazzez ile Yusuf’un evliliği başka bir boyut kazanır. Muazzez’i elde etmeyi hâlâ kafasından atamayan Şakir ile planlar yapan anne Şahende Hanım, Yusuf’un gezici köy tahsildarı olmasını sağlar. Yusuf işi gereği köyden uzaklaşınca Şahende Hanım, evinde alkollü partiler yapmaya başlar ve Muazzez’i fuhuşa zorlar. Haberi alan Yusuf apar topar köye gelir. Şahende Hanım’ı, kabadayı Şakir’i ve yeni kaymakamı öldürür. Olay sırasında ağır yaralan Muazzez’i yanına alıp köyden uzaklaşır. Muazzez aldığı yaralar sonucu hayatını kaybedince onu bir mezara gömüp ortadan kaybolur.

Devamını Oku

Duymadıklarınız

Kuyucaklı Yusuf Filmi

 

Yönetmen Feyzi Tuna’nın hem senaryosunu kaleme aldığı hem de yönettiği Kuyucaklı Yusuf filmi, 1985 yılında çekilmiştir. Film, usta edebiyatçı Sabahattin Ali'nin aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır. Kitabın konusuna sadık kalan yapım toplumdaki yabancılaşmayı, köylü kesiminin yaşadığı sınıfsal çatışmayı taşralı bir karakter olan Yusuf üzerinden göstermektedir. İdealist bir kaymakam olan Selahattin Bey’in, ailesi haydutlar tarafından katledilen ve bu sebeple yetim kalan Yusuf'u evlat edinmesiyle başlayan hikâye aslında büyük bir toplumsal dramı anlatmaktadır. Kaymakamın karısı tarafından üvey evlat muamelesi gören Yusuf, yıllar geçtikçe birlikte büyüdüğü, kaymakamın kızı Muazzez'e âşık olur. Ancak köyün sakinlerinden Hilmi Bey'in kabadayılığı ile nam salmış olan oğlu Şakir de Muazzez’e âşıktır. Zaten zor durumda olan Yusuf ona babalık yapan Selahattin Bey’in beklenmedik ölümüyle tamamen yalnız kalır. Köydeki toplumsal ve ekonomik problemler çok geçmeden daha büyük bir çatışmayı tetikleyecek ve Yusuf ile Muazzez’in âşkı büyük bir çıkmaza girecektir.

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
Ezel Akay
Süre
7Saat 36Dak

Kuyucaklı Yusuf Alıntıları

"Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti"
"Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var.."
"Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek..."
"Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateșin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı..."

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir