Nutuk

Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927 yılının sonbaharında yazım sürecine başladığı dev eseri Nutuk, ilk kez 15 Ekim 1927’de düzenlenen Cumhuriyet Halk Partisi kongresinde Mustafa Kemal tarafından okunmaya başlandı. İçerisinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i ilan etme mücadelesinin tüm ayrıntılarını barındıran yaklaşık 900 sayfalık Nutuk, diğer adıyla Söylev, aynı zamanda 1919 ve 1927 yılları arasında ülke topraklarında yaşananları incelemek için başvurulabilecek en iyi kaynaklardan birisi.

Nutuk Dinle

Kitap Ayrıntıları

Yazar
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Seslendiren
NUR SUBAŞI
Yayınevi
Horizon
Süre
29Saat 36Dak

Bu kitabı dinlemek ister misin?

Storytel'de tüm kitapları ilk 14 gün ücretsiz dinle.

Nutuk Konusu

Nutuk Nedir?

Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919’da Samsun’a ayak basmasından itibaren ülkede yaşananları kendi bakış açısından anlattığı Nutuk, objektif bir şekilde belgelere dayanması bakımından hem geleceğe ışık tutan ve değerli öneriler sunan hem de geçmişi aydınlatan bir eser.

Genel olarak üç cilt halinde karşımıza çıkan Nutuk’un ilk cildi, 1919 ve 1920 yıllarında yaşananlar üzerine yoğunlaşıyor. Atatürk’ün Samsun’a çıkışı, Milli Mücadele süreci, Osmanlı Devleti’nin son yıllarındaki genel hali, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması için yapılan çalışmalar gibi ana başlıklarda neredeyse eksiksiz bilgi sunan Nutuk’un ilk cildi, Mustafa Kemal Atatürk’ün döneme ilişkin gözlemlerini öğrenmek için eşsiz bir başvuru kaynağı.

Mustafa Kemal, Nutuk’un ikinci cildinde 1920’den 1927’ye kadar olan süreci anlatıyor. TBMM’nin açılış süreci ve Cumhuriyet’in ilanı, Kurtuluş Savaşı, diğer ülkelerle gerçekleştirilen diplomatik ilişkiler ve anlaşmalar, çok partili döneme geçiş süreci gibi konuların anlatıldığı ikinci bölüm, Atatürk’ün ilkelerini tam anlamıyla anlamak için okunması gereken en önemli kaynaklardan birisi.

Nutuk’un üçüncü cildi ise daha çok Mustafa Kemal’in Milli Mücadele sürecinde yaptığı yazışma ve belgelere dayalı bir bölüm ve 1919-1920 yıllarında kayda geçen neredeyse tüm belgelere ulaşabildiğimiz harika bir kaynak. Gerçekten neredeyse eksiksiz bir arşiv olarak nitelendirilebilecek bu bölüm, Atatürk’ün ne kadar iyi bir tarihçi olduğunun da kanıtı niteliğinde.

Nutuk Ne Zaman Yazıldı?

1927 yılında sekiz yıl aradan sonra ilk kez İstanbul’a dönen Mustafa Kemal’in, aynı yılın Eylül ayında Nutuk üzerinde çalışmaya başladığı düşünülüyor. İçerisinde sayısız belge ve kaynak bulunan Nutuk, aslında sekiz yıllık bir tarihi çalışmanın ürünü de diyebiliriz. İlk olarak Meclis’te sözlü olarak Mustafa Kemal tarafından meclis üyelerine okunan Nutuk, çok uzun bir metne sahip olduğu için toplam 6 günde okundu.

Geleceğe Işık Tutan Nutuk Sözleri

Nutuk her ne kadar dönemi anlamak için harika bir başvuru kaynağı olarak görülse de Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in geleceği için de önemli öğütler ve sözler barındırıyor. Mustafa Kemal’in Nutuk’ta geçen tüm Türkiye halkına öğüt niteliğindeki sözlerinden en önemlilerine alıntılar bölümünde göz atabilirsiniz.

Devamını Oku

Duymadıklarınız

Atatürk'ün Ölümsüz Eseri Nutuk Seslendirilerek Belgesel Haline Getirildi.

Nutuk'un seslendirilerek belgesel haline getirilmesi Yavuz Bektaş ve Fikret Urucu tarafından tasarlandı. Okumalar Türkiye'nin en önemli seslerinden olan Nur Subaşı tarafından yapıldı. Aynı zamanda Devlet Tiyatrosu oyuncusu ve yönetmeni olan Nur Subaşı, Nutuk'un okumalarını en son teknolojiye sahip stüdyoda toplam üç aylık bir çalışma sonucunda gerçekleştirdi.

Belgeselin montajı ise Cem Özer ve ekibi tarafından binlerce belge,bilgi ve fotoğraftan yararlanılarak iki yılda gerçekleştirildi. Toplam 29 saat 36 dakikalık süresiyle Türkiye'nin en uzun ve kapsamlı belgeseli Nutuk'un müzikleri ise Türkiye'nin önemli müzik adamlarından ve bestecilerinden olan Cem İdiz tarafından yapıldı.

Şimdi 10 Bölüm ve 396 başlıktan oluşan 29 saat 36 dakikalık bu çalışma sesli kitap olarak Storytel'de.

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
NUR SUBAŞI
Yayınevi
Horizon
Süre
29Saat 36Dak

Nutuk Alıntıları

Aciz ve korkak insanlar, herhangi bir felaket karşısında milletin de hareketsizliğe sürüklenmesine ve bir kenara çekilip kalmasına yol açarlar.
İstanbul artık Anadolu'ya egemen değil, bağımlı olmak zorundadır.
Adalet dilenmekle ve başkalarına kendini acındırmakla ulus işleri, devlet işleri görülemez; ulusun ve devletin onuru ve bağımsızlığı güven altına alınamaz.
Tam bağımsızlık demek, elbette siyaset, maliye, ekonomi, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulus ve yurdun gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir.
Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!
“Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.”

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir