Esir Şehrin İnsanları

”Esir Şehir Üçlemesi” edebiyatımızın güçlü ve klasikleşmiş ismi Kemal Tahir’in başyapıtlarındandır. Her büyük ve klasik yapıt gibi, bir ya da birden çok problematiği mükemmel bir biçimde işleyen bu nehir roman dizisinin ilk kitabı olan ”Esir Şehrin İnsanları”nda Kemal Tahir, Mütareke Dönemi Osmanlı aydınının ve İstanbul’unun destansı direnişinin ve mücadelesinin benzersiz bir fotoğrafını çekmektedir. Kurtuluş Savaşı öncesinin anlatıldığı pekçok roman yazılmıştır kuşkusuz, ama hiçbiri bu denli edebi ve ölümsüz olamamıştır. ”Türkiye’yi, Türkleri sahiden tanımak isteyen yerli yabancı herkes Kemal Tahir’i okumak, anlamak zorundadır.”

Esir Şehrin İnsanları Dinle

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
MAZLUM KİPER
Yayınevi
Storyside
Süre
15Saat 19Dak

Esir Şehrin İnsanları Konusu

Kemal Tahir’in yazdığı Esir Şehrin İnsanları, I. Dünya Savaşı sonrası İstanbul’unda geçiyor. Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'dan yenik ayrıldıktan sonraki dönemini anlatan eserin ana kahramanı Kamil Bey’dir. Kültürlü bir paşa oğlu olan Kamil Bey, yüksek eğitim görmüş, Avrupa dillerini bilen ve birçok Avrupa ülkesini görmüş biridir. Ancak savaş sonrası yaşamakta olduğu bazı ekonomik sıkıntılar yüzünden Türkiye’ye, zorlu bir dönemden geçen İstanbul’a geri döner.

İlk defa 1952 yılında yayımlanan Esir Şehrin İnsanları, önce “Yeni İstanbul” adlı bir gazetede, tefrika olarak okuyucularla buluşmuştur. Daha sonra Kemal Tahir, 1956 yılında Nurettin Demir takma adıyla kitap halinde yayımlamıştır.

İstanbul’da düşman işgali sırasında neler olup bittiğini gözler önüne seren Esir Şehrin İnsanları, Türk halkının işgal yıllarında nasıl bir tutum içinde olduğunu anlatır. Eserde göze çarpan ana unsur halkın üçe ayrıldığıdır: İstanbul Hükümeti’nin tarafını tutanlar, Kuvay-i Milliye mensupları ve hiçbir şeyi umursamayan bir halk kitlesi… Romandaki çatışma bu üç farklı halk kitlesinin olayları nasıl ele aldığına göre oluşmaktadır. Eser, romanın ana kahramanı olan Kamil Bey’in aldığı kararlar ve dürüst davranışlarıyla Türk aydınında bulunması gereken özellikleri ortaya koyar.

Abdülhamid’in vezirlerinden biri olan Selim Paşa’nın tek çocuğu olan Kamil Bey, genç yaşta babasının mirasını almıştır. Mirasla birlikte Avrupa’ya taşınmış ve orada yaşamaya başlamıştır. Kamil Bey’in karısı Nermin Hanım da kendisi gibi bir Paşa kızıdır. Ancak ona Kamil Bey gibi bir miras kalmamıştır çünkü kumarbaz olan babası öldüğünde büyük bir borç içinde kalmış ve bütün malvarlığı elinden gitmiştir. Nermin Hanım Kamil Bey ile evlenmek ve hayatını düzene sokmak istemiştir.

Kamil Bey, eşi Nermin Hanım ve kızı Ayşe ile birlikte Batı kültürüne alışkın bir hayat yaşamaya başlamışlardır. Avrupa’da geçen yılların sonunda kendi öz kültürlerine yabancı ve kayıtsız bir hâle gelmişlerdir.

1914 yılında I. Dünya Savaşı patlak vermiş ve Osmanlı Devleti, her geçen gün toprak kaybetmeye başlamıştır. Kamil Bey, ailesi ile birlikte savaştan iki yıl sonra İstanbul’a dönmeye karar verir.

Savaş 1918 yılında sona erer ve Osmanlı Devleti savaşı kaybeder. 16 Mart 1920′de İstanbul işgal edilir. Ancak işgal kuvvetlerinin şehri istilasına rağmen polisler, jandarmalar ve memurlar artık Osmanlı Devleti bünyesinde çalışmadıkları halde eskisi gibi görevlerini yapmaktadırlar. Halk da hiçbir şey olmamış gibi günlük hayatına devam etmektedir. Anadolu’da ise Mustafa Kemal önderliğinde Milli Mücadele çoktan başlamıştır.

Osmanlı ise bu harekete karşı çıkar ve İstanbul’u Kuvay-i Milliye mensupları işgal etmiş gibi bir propaganda yürütmeye çalışır. Halkın bir kısmı Mustafa Kemal’i hain olarak görmeye başlar ve Ankara’daki hareketten ötürü endişe duyar. Avrupa kültürüne alışık olan Kamil Bey’in ise Anadolu hakkında hiçbir fikri yoktur. İlk başta Mustafa Kemal ile ilgili işittiği haberlere kayıtsız kalır. Ancak bazı aydınlar kurulan gizli dernekler aracılığıyla Anadolu’ya yardım göndermekte, Milli Mücadele’ye destek vermek isteyen subaylar gizlice Anadolu’ya kaçmaktadır.

Kamil Bey, zaman geçtikçe ülkenin durumunu daha iyi kavramaya başlar. Bu sırada fikirleri daha da netleşir. Niyazi Ağabey ile tanıştıktan sonra, Anadolu’ya yardım eden Kuvay-ı Milliye mensupları ile temas kurmayı başarır.

Mustafa Kemal Paşa ve Milli Mücadele hareketine desteklerinden ötürü tutuklanan İhsan, Kamil Bey’den yardım ister. Karadayı gazetesinde çalışan Kamil Bey, nihayet milli sorumluluk almaya niyetlenir. Gazetenin başına İhsan Bey’in karısı Nedime Hanım geçmiştir ve hikayenin ilerleyen bölümlerinde Nedime Hanım çok kritik kararlar alacak ve Milli Mücadele uğrunda olayların gidişatını ciddi biçimde etkileyecektir.

Devamını Oku

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
MAZLUM KİPER
Yayınevi
Storyside
Süre
15Saat 19Dak

Esir Şehrin İnsanları Alıntıları

"Yürüyen ve değişen hayatı donmuş kalıplara uydurmaya çalışmaktan daha zavallı bir iş olur mu?"
“Bazen hür olduğumu zannederek sevindiğim oluyor. Esir bir şehrin, hatta esir bir memleketin esirlerinden herhangi birisi olduğumu unutuyorum da...”
"Umudunu yitiren her şeyi yitirmiş olur."
"Kime anlatsan inanmaz. Biz neden böyle olmuşuz?"

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir