Genç Werther’in Acıları

Genç Werther’in Acıları (Die Leiden des jungen Werthers) Johann Wolfgang von Goethe tarafından kaleme alınmış ve otobiyografik öğeler taşıyan bir romandır. İlk kez 1774’te yayımlandı, 1787’de revize edilmiş bir baskısı yeniden piyasaya sürüldü. Alman edebiyatındaki Sturm und Drang döneminin en önemli romanlarından biri olarak kabul edilen kitap daha sonraki Romantik hareketi etkiledi. Kitabı yazdığı dönemde 24 yaşında olan Goethe, Genç Werther’in Acıları’nı 1774 yılının Ocak-Mart döneminde beş buçuk haftalık yoğun bir çalışma ile bitirdi. Kitabın yayımlanması yazarı anında en önde gelen uluslararası edebiyat figürleri arasına yerleştirdi ve bugün dahi eserleri arasında en iyi bilinenlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Genç Werther’in Acıları Dinle

Kitap Ayrıntıları

Yazar
Johann Wolfgang von Goethe Johann Wolfgang von Goethe
Seslendiren
İBRAHİM SELİM
Yayınevi
Can Yayınları
Süre
4 Saat 41 Dakika

Bu kitabı dinlemek ister misin?

Storytel'de tüm kitapları ilk 14 gün ücretsiz dinle.

Genç Werther’in Acıları Konusu

Karşılıksız sevgiyle ilgili bir hikaye olan Genç Werther'in Acıları’nın büyük kısmı, duyarlı ve tutkulu genç bir sanatçı olan Werther’in, arkadaşı Wilhelm'e yazdığı bir mektup koleksiyonu olarak karşımıza çıkıyor.

Kurgusal Wahlheim köyünde (Wetzlar yakınlarındaki Garbenheim’den esinlenilmiştir) yaşayan Werther, annelerinin ölümünden sonra kardeşleriyle ilgilenen, ve son derece güzel bir genç kız olan Charlotte ile tanışır. Werther, on bir yaşından büyük, Albert adında biriyle nişanlandığını önceden bilmesine rağmen Charlotte'a âşık olur. 

Kalbinde neden olduğu tüm acıya rağmen, Werther ilerleyen birkaç ayı her ikisiyle de yakın bir dostluk kurarak geçirir. Ancak yaşadığı keder sonunda o kadar dayanılmaz bir hale gelir ki, Fräulein von B'yi tanıdığı Weimar’a gitmek üzere Wahlheim'den ayrılmak zorunda kalır. Ancak burada asil bir soya ait olmadığı için hoş görülmez ve çok geçmede nayrılması istenir. Daha sonra, Charlotte ve Albert hâlâ evli olduğu için eskisinden daha fazla acı çekeceği Wahlheim'a geri döner. Burada geçirdiği her gün Charlotte'un sevgisinden yoksun bir biçimde geçer. Arkadaşına acıyan ve kocasına saygı duyan Werther, onu çok sık ziyaret etmemesi gerektiğine karar verir. Onu son bir kez ziyaret eder ve kendi Ossian çevirisinin bir pasajını okuduktan sonra duyguların üstesinden geleceğine kendini inandırır.

O günden önce Werther, aşk üçgeni üyelerinden birinin -Charlotte, Albert veya kendisinin- bu karışık ve acı verici durumu çözmek için ölmek zorunda olduğu fikrini ima etmiştir. Başka kimseye zarar vermeyi aklından geçirmeyen Werther, kendi hayatına kıymaktan başka bir seçenek göremez. Ölümünden sonra bulunacak bir veda mektubu yazdıktan sonra, Albert'tan "bir yolculuğa çıkacağı" bahanesiyle iki tabancasını ister. Charlotte isteğini kabul eder ve gerçeği bilmediği için tabancaları gönderir. Werther daha sonra kendini kafasından vurur, ancak on iki saat sonrasına kadar ölmez. Mektuplarında sıkça bahsettiği iki ıhlamur ağacının arasına gömülür. Cenazeye herhangi bir din adamı, Albert ve Charlotte katılmaz. Werther son düşüncelerinde şöyle demiştir: “Elveda! Ben bu işkenceye mezardan başka son verebilecek hiçbir şey göremiyorum.”

Devamını Oku

Kitap Ayrıntıları

Seslendiren
İBRAHİM SELİM
Yayınevi
Can Yayınları
Süre
4 Saat 41 Dakika

Genç Werther’in Acıları Alıntıları

“Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?”
“Sabahları uyanıp parıldayan güneşi gördüğümde, "Al işte, yine cenneti andıran bir gün ve yine insanlar bunu mahvedecekler" diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.”
“Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey, aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı?”
“En sevdiğim yazar, yazdıklarında bana kendi dünyamı, çevremde olup biteni veren yazardır.”
“...elbette, dağ olmasa, yol çok daha rahat ve kısa olur; ama bir kere var, öyleyse aşmak gerek!”
“Mutlu edemediğimiz insanların mutlu olduklarını görüyoruz ve buna dayanamıyoruz.”

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir